toolbar powered by Conduit
Ahşap Yapılar ve Beton Yapılar

Ahşap Yapılar ve Beton Yapılar

Posted by Tekno 9 Mart, 2008

Türkiye’de kullanıldığı kadar betonlaşma yoktur. Ülkemizdeki yapıların %90′ı betonarme iken benzer deprem felaketlerini yaşayan Amerika’daki konutların %90′ı ahşaptır.

Geniş açıklıklar ahşap ile kolonsuz olarak geçilebilmektedir. Isı geçirmeme ve kömürleşme özellikleri nedeniyle ahşap karkas yapıların yangına direnci genel kanının aksine beton ve çelikten daha üstündür Almanya’da çelik konstrüksiyonlar yangına dirençli olması için ahşap ile kaplanmaktadır.


Ahşap, kaynağı yenilenebilen tek yapı malzemesidir. Üretimi ve işlenmesi için gereken enerji çok azdır. Dönüşebilir bir malzemedir. Bilinenin aksine ahşap kullanmak ormanları azaltmaz, ormanların yaşamasını ve sağlıklı bir ortamda çoğalmasını sağlar. Ahşabın bir diğer özelliği elastik yapıda olmasıdır. Bu özellik nedeniyle ahşap yapılar, deprem anında oluşan şok şeklindeki kuvvetleri absorbe etmekte ve binaların kırılmasını önlemektedir.

Ahşap yapılar betonarme ve çelik yapılara kıyasla çok daha güvenlidir. Çünkü ahşap yapılar; beton, tuğla, çelik ve benzeri yapı malzemelerine kıyasla çok daha hafif bir malzeme olup aynı ağırlıktaki diğer malzemelere kıyasla daha çok yük taşır. Betonarme ahşaba göre beş kat, çelik ise 13 kat ağır. 100 m2′lik betonarme karkas sistemin yaklaşık 75 ton, 100 m2′lik ahşap karkas sistemin ise 2.5-4 ton arasında geldiği, böylece temele gelen yüklerin 20 ile 30 kere daha az olduğu tespit edilmiş. Sonuç olarak, ahşabın sağlamlık-ağırlık oranı çok daha yüksektir.

Ahşap evin ömrü en az 100 yıldır. Eşdeğeri betonarme yapıların ömrü ise 50-60 yıl civarındadır. Betonarme yapılar ise, kendisine çekme mukavemeti kazandıran demirin zaman içinde paslanması (korozyon) nedeniyle 40-50 yıl içinde yük taşıyamaz hale gelir.Yukarıda da belirttiğim gibi ahşap panellerinin özellği nedeniyle laboratuar deneylerinde panellerin yangına direnci 123 dakika olarak ölçülmüştür. Su örnekleri hiç unutmamamız gerekir; İstanbul boğazında bulunan Amcazade Hüseyin Pasa yalısı 1699 yılında yapılmıştır ve üzerinden 306 yıl geçmişine hala ayaktadır. 1225′de Ren nehrinde inşa edilen Basel köprüsü 774 yıl hizmet vermiş, 13. ve 14. yüzyılda inşa edilen, ahşap kolon ve çatıları olan Kastamonu-Mahmutbey, Beyşehir-Eşrefoğlu ve Afyon Ulu camileri özel bir bakıma sahip olmaksızın 600-700 yıldır dimdik ayaktadır. 1500 yaşındaki Ayasofya’da kemerlerin arasındaki gergi çubuklarının en eskilerinin ahşap olduğu da tespit edilmiştir.


Ahşap yapılarda yaşayanların fizyolojik ve psikolojik açıdan kendilerini çok daha sağlıklı hissettiklerini, betonarme evlerde ikamete mecbur kaldıklarında rahatsızlandıklarını duymuşsunuzdur. Romatizma, astım, böbrek hastalıkları ve dolaşım bozuklukları üzerinde, insanla birlikte nefes alan ahşabın olumlu etkileri olduğu, buna karşılık betonun; sürekli “radon gazı” yayarak bedenimiz üzerinde toksik etki yaptığı da tıbbi çalışmalarla ortaya çıkarılmış. Bahsettiğimiz radon; radyoaktif bir gazdır. Bu yüzden, akciğer kanserinden ölenlerin yüzde 14′ünün bina içi radona maruz kalanlar olduğu tesbit edilmiş. İşte bu yüzden Amerika’da, beton olan evlerde radon gazı tahliye aspiratörleri 24 saat çalıştırılmaktaymış. İstanbul’da 398 ev üzerinde yapılan ölçümde 260 bekarele kadar değerler bulunmuş, bunların tümü beton evlermiş. Zemini beton iki adet ahşap evde ise 10 bekarel ölçülmüş. Zemini de ahşap olan geleneksel Japon evlerinde ise en çok 2.9 bekarel radon ölçülmüş.

M. Onur ALTINAY

İnş. Müh. İTÜ - 1987

Powered by

Categories : Makaleler Tags : , , ,

Comments

Henüz yorum yapılmamış.


Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)