Okullarda Deprem Riski

Ülkemiz deprem kuÅŸağında yer aldığı için her an büyük ölümcül depremlerle karşılaÅŸma olasılığı vardır. Bu yüzden İstanbulda ÅŸu an bir çok okulda deprem güçlendirme çalışması yapılıyor. Çalışma yapanlara ve projeyi destekleyenlere teÅŸekkür ederiz. En azından geleceÄŸimiz olan çocuklarımız okulları depreme karşı daha güvenli olacak. Bu deprem güçlendirme projesinin adı “İSMEP” açılımı ise İstanbul Sismik Risk Azaltma ve Acil Durum Projesi. Özetle okulları deprem riskine karçı saÄŸlamlaÅŸtırma projesi. Buraya kadar her ÅŸey güzel. Bundan sonra binaisletimi.com olarak biraz yapıcı eleÅŸtirilerde bulunmak isteriz.
Böyle bir tadilat projesi eminimki uzun zaman önce alınmış bir karardır. Çünkü bu işin bütçesi var, finansmanı var, ihalesi var, takvimi var yani bir sürü süreci vardır. Süreçler ne kadar doğru işlerse işlesin zamanlama hatası var ise bir işe yaramaz. Ve vatandaşı öfkelendirebilir. Çünkü hafta okullar açılacak ve halen okullar deprem güçlendirme amacıyla yıkıma devam ediliyor. Bu şu demek oluyor. Çocuklar daha uzak okula gidecek bir, ulaşım zaten sorunlu daha sorunlu hale gelecek iki, ulaşım için ailelere daha fazla harcama yapması gerekiyor üç, ekonoik durumu kötü olan aileler ise şantiyeye dönmüş istanbul çamurunda okula ve eve gidiş - gelişte dünyanın yolunu yürüyecekler dört, sınıflar kalabalıktı şimdi daha çok kalabalık olacak beş. Eleştirileri daha da fazla uzatmak mümkün. Amaç hizmeti yıkıcı bir şekilde eleştirmek değil, çünkü proje yararlı bir proje ve çok daha önce olması gereken bir projedir. Peki ne yapılması gerekirdi;
- Bir kere deprem güçlendirme çalışması için okulun düm çerçeve kapı, yazı tahtası vs. sökülmesi gerekir. Sonra duvaların yıkılması gerekir daha sonra ise kolanların üstündeki sıvaların kırılması, temelin çıkarılması izolasyon ve diğer koruyucu malzemelerin çıkarılarak, temel, kolon, kiriş aksamlarının güçlendirilmesi. Daha sonra izolasyon, duuvar, sıva, badana boya ve diğer işai ve motaj işleri. Yıkım ve yapım süreci neredeyse sıfırdan yapmak kadar uzun sürüyor. Ve hatta bazen daha uzun süre devam edebilir. Üstüne birde yıkım anında çıkan gürültü. Mesela bizim evin önünde bir okul iki aydan beri deprem çalışması var duvar ve temeller kırım ve kazı çalışmaları var. Günde 12 saat çekiç, balyoz, kompresör ve hilti sesleri. Bu yüzden sayısız kere gürültü yüzünden evden çıkmışızdır. Ayrıca peyderpey yapılan yıkımda hergün tüm semtin toz içinde kalması ve evlerin içine kadar işlemesi.
Bu kadar maliyet, iÅŸ gücü, çevreye verilen gürültü ve çöp kirliliÄŸi ve rahatsızlık. Bence deprem güçlendirme çalışması yerine okulun komple yıkılarak yapılması inÅŸai olarak daha saÄŸlıklı, süreç olarak daha net ve tahmin edilebilir zamanlama oabilirdi. Hatta okulun iÅŸletme maliyeti bile daha düşük olabilir. Yeni teknoloji malzemelerle. Deprem güçlendirme hiçbir sanat ve tarih eseri niteliÄŸi olmayan yapılar için saçma bir olgu.Belki maliyet avantajı olabilir ama iÅŸin diÄŸer sosyal boyutlarınıda göz ardı etmemek lazım. Çünkü unutmamak lazımki sosyal maliyeti karşılayacak dünyda hiçbir güç yoktur. 240 Okul’da yapılan deprem güçlendirme çalışmasından sedece iki tanesi tam olarak yıkılıp yenisi yapılmaktadır. Daha sonra 14 okul yıkılacamış.KeÅŸke 240 okulda yıkılarak yeniden yapılabilse.
EÄŸer yapı tarih ve sanat niteliÄŸinde olsaydı deprem güçlendirme çalışması son derece isabetli bir karar olacaktır. Kim deprem var diye Ayasofya müzesini veya camisini yıkmak isterki…
Amacımız dediÄŸimiz gibi yıkıcı deÄŸil yapıcı eleÅŸtirilerde bulunmaktı. Çünkü İstanbul belediyesinin iyi niyetle bir çok projeye imza ettığını biliyoruz. Tabii her zaman sadece iyi niyet yetmeyebilir…




ben ce de mantıklı bi çalışma
belki deeeee:Dsizce peki
mantıklı bi fikirmi?:D:D:D